-
meslekler ile ilgili resim ve bilgi
10 adet meslek bunların açıklaması ve resimleri gerekiyor
Forumacil.com meslekler ile ilgili resim ve bilgi Hakkında meslekler ile ilgili resim ve bilgi
-
Cevap: meslekler ile ilgili resim ve bilgi
Doktor
Doktor veya tabip
Bin yıl önce, ilk üniversitelerin ortaya çıkmasıyla birlikte, akademik bir unvan olarak kullanılmıştır
Günümüzde, doktora sahibi olan kişilere verilmekle birlikte, genellikle Tıp Doktoru yani Tabip anlamında kullanılır ve kişilerin adlarından önce gelen Dr
kısaltmasıyla belirtilir
Bu meslek grubunun tarihi çok daha eskilere dayanır
Doktor unvanı, ilk olarak Avrupa'da ortaya çıkmış ve zamanla Amerika'ya ve diğer Avrupa sömürgelerine de yayılmıştır
Türkiye'de tıp doktorları 6 yıllık üniversite eğitimi görürler ve mezun olduklarında pratisyen doktor olarak anılırlar
Mezuniyetlerinin TC Sağlık Bakanlığı tarafından tasdiklenmesi sonrası reçete yazma ve sağlık kurumlarında çalışma iznine sahip olurlar
Belirli bir alanda uzmanlaşmak isteyenler, yılda iki defa yapılan (Nisan ve Eylül aylarında) Tıpta Uzmanlık Sınavı'na (TUS) girerler
Bu sınavı başaran (sınava girenlerin yaklaşık %5-10'u) pratisyen doktorlar uzmanlık anlarına göre 4 ila 6 yıl arasında uzmanlık eğitimi görerek uzman doktor olurlar
İlaç ile tedavi eden tıp doktorları pratisyen veya uzman, farketmez hekim başlığı altında anılırlar
Ameliyat ile tedavi eden tıp doktorları cerrah başlığı altında anılırlar
Tabip ismi hekim ve cerrahları kapsayan tüm tıp doktorları topluluğunu betimler
Ayrıca Tıp Fakültesi dışında Diş Hekimliği Fakültesi mezunları da "Diş Doktoru", "Diş Hekimi" veya "Diş Tabibi" olarak adlandırılmaktadır, diş hekimlerinin uzmanlık alanı, mesleki sıfatları ile bütünleşmiş durumdadır
Pratisyen Hekimlik dünyada tıp disiplinleri arasında ayrı bir uzmanlık alanıdır
1
basamak hekimliğinin uzmanlık alanı "pratisyen hekimlik" dir
Dünyada pek çok ülkede tıp fakültesini bitiren hekimler meslek örgütleri tarafından en az yarısı sahada olmak üzere bir eğitime tabi tutularak "pratisyen hekim" unvanını almaktadırlar
Türkiye'de şu anda 'genel tababet' olarak adlandırılan pratisyen hekimlik için mezuniyet sonrası bir eğitim bulunmamaktadır
Tüm dünyada bu eğitimi alan tıp doktorlar hastayı ilk gören ve tüm sağlık sorunlarını yakından takip eden aile hekimliği uygulamalarının bel kemiğidirler
Böylece küçük sağlık sorunları mahallede halledilmiş olacağından hem hastanın işi çabuk hallolmuş olur hem de daha karmaşık sorunlar için hastaneye sevk edilenlerin hastanelerdeki bekleme süresi azalmış olur
öğretmenlik vikipedi
Öğretmen, bir bilim dalını, bir sanatı, bir tekniği veya belli bilgileri öğretmeyi kendisine meslek edinmiş kimse
"1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 43
Maddesine göre, öğretmenlik, devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir
"
Üniversitelerdeki özel yetişme yollarının belli derecelerini kazanan kişilere doçent, profesör hepsine birden "öğretim üyesi" denir
Bu derecelere yükselmedikleri halde üniversitelerde öğretim yapan kimseler de genel olarak "öğretim görevlisi", özel olarak "uzman okutman" diye anılırlar
Yetişmeleri
"Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyonla sağlanır
"
Eskiden, öğretmen okullarında (köy enstitüleri, köy öğretmen okulları) yetişen ilkokul öğretmenleri; eğitim enstitülerinden çıkan ortaokul öğretmenleri; yükseköğretmen okullarıyla üniversitelerin edebiyat ve fen fakülteleri belirli dallarında okuyan ve öğretim lisansı almak için meslek bakımından gerekli ek dersleri (didaktik, pedagoji tarihi, pedagojik formasyon, psikoloji) gören üniversite mezunlarından Milli Eğitim Bakanlığı hizmetine geçen lise öğretmenleri, Memurluk Kanunu'nun kapsamına girerdi
Günümüzde ise öğretmen yetiştirme görevini, üniversitelerin ilgili Eğitim Fakülteleri ile Teknik Eğitim Fakülteleri üstlenmiştir
Öğretmenler, bakanlığın hazırlattığı yönetmeliklere uygun şekilde, yetişmelerinin kendilerine sağladığı imkânlar çerçevesinde okullarda görev alırlar
Görevleri
Öğretmen ve öğrencilerinin yer aldığı bir çalışma okulunun öğretmenler odasıMilli Eğitim Bakanlığı'nın yönetmeliklerine göre genel olarak öğretmenlerin görevleri şunlardır
Kendilerine verilen ve yetkili sayıldıkları dersleri okutmak,
Okuttukları derslerle ilgili uygulama ve deneyleri yapmak,
Serbest çalışma saatlerinde öğrencileri gözetlemek,
Ders dışında okulun eğitim, öğretim ve yönetim işlerine katılmak,
Kanun, yönetmelik ve emirlerle tespit edilen ödevleri yapmak,
Öğrencilerin sorunlarıya ilgilenmek
Ayrıca öğretmenlerin öğrencilerini yetiştirme konusunda her fırsattan yararlanmaları, hizmet ruhu beslemeleri, ödevden kaçınmamaları, öğrencilerine iyi bir yardımcı ve kılavuz olmaları, eğitim işlerinde bütün tutum ve davranışlarıyla örnek olmaları istenir
Öğretim görevi sırasında öğretmenlerin, öğrencileri kişisel çalışmalara yöneltmeleri, zümre öğretmenleriyle yakın bir işbirliği sağlamaları, öğrenci ödevlerini ilgili yönetmeliğe göre inceledikten sonra geri vermeleri, sınav yönetmeliğine göre görevlendirildikleri sınavlarda bulunmaları, öğrencilerinin başarılarını ölçerek değerlendirmeleri, kanaat dönemleri sonunda verilecek karne notları için gerekli sözlü-yazılı yoklamaları yapmaları beklenir
Ders görevi sonunda öğretmenlerin yapmaları gereken işler bitmez
Mesai saati bitiminden sonra öğretmenlerden yıllık ders dağıtım planlarını yapmaları, dersler için hazırlık yapmaları bunun için materyaller hazırlamaları, yaptıkları yazılı yoklamaları değerlendirmeleri, öğrenci davranışlarıyla ilgili gözlem formlarını değerlendirerek öğrencinin gelişimini izlemeleri, öğrencilerinin daha iyiye ulaşması için ne gibi tedbirler alması gerektiğini inceleyip sorgulaması beklenir
Eğitim çalışmaları sırasında öğretmenler, okul yönetiminin belirlediği günlerde okul nöbeti tutmakla, kendisine verilen eğitsel kulüpleri kurarak çalıştırmakla, öğretmenler kurulunun kararlarıyla kendisine verilen sınıfın eğitim işlerini düzenlemekle, Tebrikler Dergisi'ni okumakla yükümlüdürler
Öğretmenler, öğretim, eğitim ve bilim ödevinden başka bir ödev alamazlar
Kendi okullarından başka okullarda ek olarak bilim, öğretim ve eğitimle ilgili bir işte çalışacak olan öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı'ndan izin almaları şarttır
Öğretmenler, önce okul müdürlerinin, sonra Milli Eğitim Müdürlüğü'nün İller Kanunu'na göre mahalli mülkiye amirinin, Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin denetimine bağlıdır
İlköğretim öğretmenlerinin nakil ve tayini il idaresince; lise öğretmenlerininki ise bakanlıkça yapılır
Öğretmenler, okullar saymanlığından maaş alırlar ve Emekli Sandığı'na bağlıdırlar
Ülkemizde her yıl 24 Kasım günü, "Öğretmenler Günü" ve o hafta "Öğretmenler Haftası" olarak kutlanır
Günümüzde öğretmenlik mesleğine hakettiği değer verilmemekte ve yanlış politikalar yüzünden bu meslek hakettiği değeri bulamamaktadıÖğretmenliğin Tarihi Gelişimi Öğretmenliğin bir meslek olarak icra edilmesinin en bilinen örneği dir
Sofistlerin yerleşim yerlerini dolaşarak buralarda halkı eğittikleri bilinmektedir
-
Cevap: meslekler ile ilgili resim ve bilgi
Veterinerlik
Veteriner, latince "hayvan ile ilgili" demek olup, veteriner hekim ise evcil ve yabani hayvanların hastalıklarının teşhis ve tedavileri, ıslahıyla uğraşan; çiftlikten sofraya gıda güvenliğinin kilit noktasında görev alan; hayvansal gıdaların antemortem ve post mortem muayenelerini yapan; hayvasal kökenli her türlü gıda ve gıdaya katkı olarak kullanılan maddeleri için sağlık raporu düzenleyen, kimseye verilen isim
Her türlü hayvan hastalıklarının teşhis ve tedavileri, hayvanların üreme ve ıslahlarıyla gıda kontrol hizmetleri, zoonoz hastalıkların (hayvanlardan insanlara, insanlardan hayvanlara bulaşan) önlenmesiyle uğraşan mesleğe veteriner hekimlik denir
Veteriner hekimlik mesleği dünyada en eski tarihe sahip mesleklerinden birisidir
Hayvanların evcilleştirilerek insanlara faydalı olmaya başlamasıyla birlikte veteriner hekimlik mesleği de ortaya çıkmaya başlamıştır
Hayvanların ehlileştirilmesiyle insanların beslenme işi daha düzenli hale gelmiş, bunların et, süt, yumurta, yün gibi verimlerinin daha fazla arttırılarak en yüksek verim elde etme yolları araştırılmaya başlanmıştır
Tarihçe
Yüksek verim elde etme araştırmalarıyla birlikte hayvanların verimlerinin düşmesine veya ölümlerine sebep olan hastalıkların teşhis ve tedavi yolları da araştırılmıştır
Bunlarla ilgili araştırmaların milattan önceki yüzyıllarda Türklerde, Hindistan'da, Eski Çin'de, Mısır'da ve İran'da yapıldığı arkeolojik kazılarda çıkan tarihi eser ve papirüslerden anlaşılmaktadır
Daha sonraki yüzyıllarda da gelişmeler devam etmiş, İslamiyetin dünyaya yayılmasıyla birlikte diğer ilim dallarında olduğu gibi, veteriner hekimlik mesleği de gelişme göstermiştir
Yunancadan tercümeler yapılmış, eski bilgilerden faydalanarak Müslüman baytarlar yeni yeni teşhis ve tedavi usulleri geliştirmişlerdir
Bunların sonucu olarak at, koyun, keçi, sığır, deve gibi hayvanların hastalıklarının nasıl teşhis ve tedavi edileceğini anlatan binlerce kitap yazılmıştır
Misal olarak 9
yüzyılda yaşamış olan İbn-i Ahi Hizam'ın Kitab al-Hayl val-Baytara isimli 30 bablık eserinde at, katır, deve, sığır ve koyunların hastalıkları ve ilaçları hakkında günümüzde dahi geçerli olan bilgiler vardır
Avrupa'da ise bu meslek İslam baytarlarının kitaplarının tercümesiyle gelişmeye başlamıştır
Mikroskobun keşfiyle de hastalık sebeplerinin teşhis ve tedavisi daha kolay hale gelmiştir
Osmanlılarda babadan oğula geçme baytarlık yanında ilmi öğretim düzenine bağlı ilk veteriner okulu İstanbul'da Harbiye Mektebinde Baytar Sınıfı adıyla özel dershane olarak kuruldu (1842)
Sultan Abdülmecid Han devrinde tıbbiyeye bağlandı
1909'da Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşanın gayretiyle Selimiye'deki İtfaiye Kışlasına taşındı
Veteriner Teşkilatı daha sonra Nafia Nezaretine alınarak Ziraat, Orman ve Maadin Nezaretine bağlandı
Avrupa'ya öğrenci gönderildi
Salgın hayvan hastalıkları ile mücadele için gereken aşı ve serumları hazırlamak üzere bakteriyoloji ve hayvanlardan yüksek verim elde etmek için zooteknik kurumları açıldı
Bakteriyoloji kurumu daha sonra beşeri ve baytari bakteriyolojihane olarak iki kısma ayrıldı
Pendik'te 1913'te bir bakteriyolojihane kuruldu
Burada ülke hayvanlarının salgın hastalıkları için üretilen aşı ve serumlar yeterli olmadığından yeni bakteriyoloji kurumları faaliyete geçti
Ankara-Etlik'te bir bakteriyoloji ve seroloji kurumu kuruldu
Cumhuriyet döneminde kurulanlarla birlikte bugün 8 adet veteriner kontrol ve araştırma enstitüsü ile Kayseri, Denizli, Antalya, Diyarbakır, Adana, Bursa, Konya, Samsun, Elazığ, İzmir'de hastalık teşhis ve gıda tahlil laboratuvarları açıldı
Osmanlı Devleti döneminde hayvan ırklarını ıslah etmek amacıyla Eskişehir (Çifteler), Malatya (Sultansuyu), Adana (Çukurova), Kurtuluş Savaşından sonra Bursa (Karacabey), Samsun (Karaköy'de) haralar, Bandırma ve Ereğli'de merinos ırkı yetiştirme çiftlikleri, Tekirdağ (Muradlı), Tokat (Kazova), Antalya (Boztepe), Çanakkale (Kumkale'de) inek ıslah kurumları açıldı
Ayrıca Ankara'da Lalahan Zooteknik Araştırma Enstitüsü, Bursa Merinos Yapağı Muayene Laboratuvarı Türkiye'deki veteriner kurumlarının mühim bölümlerindendir
1937 tarihli ve 3203 sayılı Ziraat Vekaleti Vazife ve Teşkilat Kanunu ile baytar terimi yerine veteriner terimi kullanılmaya başlanmıştır
Eğitim
Veteriner Fakültesi, Türkiye'de ilk defa 1889 tarihinde yüksek okul olarak Halkalı'da kurulmuştur
Öğretim süresi 4 yıldı
Önceleri ilk iki yılı sivil tıbbiye talebeleriyle son iki yılı ise Halkalı'da yatılı olarak geçiren veteriner talebeleri daha sonra Kadırga'da bir konak satın alınarak bir araya toplanmışlardır
Burası da kafi gelmeyince Tunuslu Hayreddin Paşanın Sultanahmed'deki konağında Mülkiye Baytar Mektebi alisi olarak 1921'e kadar öğretim yapılmıştır
Okul 1921'de yanınca, Selimiye'deki Askeri Baytar Mektebine taşındı ve Yüksek Baytar Mektebi adını aldı
1933'te burası da kapatıldı
Cumhuriyetin 10
yıldönümü günü Veteriner Fakültesi adıyla Ankara'da öğretime başladı
1939'da öğretim süresi 5 yıla çıkarıldı
7 Temmuz 1948'de Ankara Üniversitesine bağlandı
5 yıllık üniversite eğitimi ile Veteriner Hekimliği temel bilimleri bölümü, Hastalıklar ve Klinikler Bilimler Bölümü, Zootekni ve Hayvan besleme bölümleri bulunur
Veteriner Hekimliği temel bilimleri bölümünde
Anatomi, Histoloji, Embriyoloji, Fizyoloji, Biyokimya dersleri
Hastalıklar ve Klinikler Bilimler Bölümünde
Mikrobiyoloji, Parazitoloji, Patoloji, Farmakoloji ve Toksikoloji, İç Hastalıklar, Cerrahi, Doğum ve Jinekoloji, Döllenme ve Suni Tohumlama dersleri
Zootekni ve Hayvan Besleme Bölümünde
Zootekni, Hayvan Besleme ve Besleme Hastalıkları, Besin Hijyeni ve Teknolojisi,Gıda Hijyeni ve Teknolojisi, Süt Hijyeni ve Teknolojisi, Et Hijyeni ve Teknolojisi dersleri okutulur
Mezun olanlar Veteriner Hekimi unvanı ile resmi ve özel kuruluşlarda ya da kliniklerde çalışabilirler
Veteriner Hekimler Birliği
Türkiye'de hayvancılığın gelişmesi için çalışmalar yapmak paraziter ve salgın hayvan hastalıklarıyla mücadele etmek ve bu konuda Tarım Bakanlığına yardımcı olmak üzere 1954 yılında özel kanunla kurulmuştur
Tüzel kişiliğe sahiptir
Kamu kuruluşu niteliğinde meslek kurumudur
Türkiye'de veteriner hekimin görevleri arasında; hayvan sağlığı yanısıra doğrudan insan sağlığı vardır
Veteriner hekimler, hayvan hastalıkları konularında ihtisas yaparak mütehassıs oldukları gibi halen tıp fakültelerinde mikrobiyoloji ve bakteriyoloji ihtisası yapma imkânına da sahiptir
Böylece doğrudan insan sağlığıyla ilgili konulara da girmişlerdir
Hayvan sağlığının korunması insanların zoonoz (hayvandan insana bulaşan) hastalıklardan korunması, hayvanların verimlerini yükseltmek gayesiyle ıslah edilmeleri, hayvani ürünlerin (et, süt, yumurta, peynir, yoğurt vs
) ve yemlerin muayene ve kalite kontrollerinin yapılması veteriner hekimin görevleri arasındadır
Hemşire
Hemşire, TDK'na göre; Mesleki eğitim almış, hekimle iş birliği yaparak hastaya bakan sağlık çalışanına verilen isimdir
2 Mart 1954 tarihli 8647 sayılı Resmi Gazete'ye göre; hemşireliğin tanımı şöyledir: Türkiye’de üniversitelerin hemşirelik ile ilgili lisans eğitimi veren fakülte ve yüksek okullarından mezun olan ve diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edilenler ile öğrenimlerini yurt dışında hemşirelik ile ilgili, Devlet tarafından tanınan bir okulda tamamlayarak denklikleri onaylanan ve diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edilenlere Hemşire unvanı verilir
Bu kanunun yürürlüğe girmesinden evvel usulüne göre hemşirelik sınıfına alınmış olanlar sanatlarını yapmaya ve hemşire unvanını kullanmaya devam ederler
Türkiye İstatistik Kurumu'nun saptamalarına göre; 2001 yılında Türkiye'de 75
879 hemşire bulunmakta ve aynı verilere göre hemşire başına 903 kişi düşmekteydi
Modern hemşireliğin kurucusu; Florence Nightingale'dir
Nightingale; şu sözleriyle ünlüdür; "Tanrının en değerli armağanı olan hayat, çok defa hemşirenin ellerine terk edilmiştir
" İlk Türk hemşire; Selçuklu döneminde yaşamış olan Gevher Nesibe'dir
12 Mayıs günü, Florence Nightingale'in doğum günüdür ve her yıl dünyada "Hemşireler Günü" olarak kutlanmaktadır
-
Cevap: meslekler ile ilgili resim ve bilgi
avukat
Avukat, hukuk öğrenimi görmüş ve yargı önünde kişilerin haklarını savunmayı meslek edinmiş kimselere denir
Avukat aynı zamanda yasalarla ilgili konularda kişilere yol gösterir
Bir avukat serbest ya da bir kuruma bağlı olarak çalışabilir
Avukatların çoğu hukukun belirli bir alanında uzmanlaşırlar
Belirli konuda uzman olan avukatlar davalara girerek dava avukatı (bazı ülkelerde) olabilir
Bu uzmanlaşma çeşitli konularda kendine başvuranlara danışmanlık yapmak, yol göstermek biçiminde de olabilir
Bir avukat önce söz konusu olayı ya da durumu hukuk açısından değerlendirir, sonra davayı üstlenir
Hukuk deyimiyle "müvekkil" denen savunacağı kişiyi temsil yetkisi aldıktan sonra da gerekli işlemleri yürütür
Duruşmalarda davacı ya da davalıyı, vekili olarak yargı önünde temsil eder
Vasiyetname, sözleşme gibi hukuksal belgeleri düzenlemek de avukatın görevleri arasına girer
Bazı ülkelerde, avukatlık yapabilmek için, avukatların meslek kuruluşlarına üye olmak zorunludur
Türkiye'de avukat olabilmek için önce bir hukuk fakültesini bitirmek, sonra bir yıllık staj yapmak gerekir
2001 yılı Mayıs ayında Avukatlık Kanununda yapılan değişikle Türkiye'de Avukatlık yapabilmek için stajdan sonra yeterlilik sınavını geçme şartı da getirilmişse de 14 Aralık 2006 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 5558 sayılı kanunla sınav kaldırılmıştır
Avukatlık stajının ilk altı ayı adliyede, ikinci altı ayı ise bir avukat yanında yapılır
Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmayanlar avukatlık yapamazlar
Başka bir ülkede hukuk öğrenimi görenlerin avukatlık hakkını kazanması için fark derslerinden sınava girmesi zorunludur
Türkiye'de avukatların belli konularda uzmanlaşma zorunlulukları yoktur
Her tür davaya girebilirler
Avukatlar duruşmalara cüppe giyerek çıkarlar; avukatların cüppeleri yargıç ve savcılarınkinden farklıdır
Avukatların cüppeleri siyah renktedir
Yakaları hakim yaka ve kırmızı renkte olup, tek bir sarı şerit vardır
Kol ağızları yeşildir ve cüppenin önünde de yakadan aşağı kadar boyuna uzanan yeşil bir şerit bulunur
Ülkemizde de avukatların meslek kuruluşu Baro adıyla bilinir ve ancak bu kuruluşa üye olanlar avukatlık yapabilirler
Resmi kurumlarda çalışan avukatların barolara üye olma zorunlulukları yoktur
Türkiye Barolar Birliği, baroların üye olduğu kuruluştur
CMK hükümleri gereği avukat tutamayacak durumda olan zanlı ya da sanığa müdafii sağlanabilir
Müdafii olarak görevlendirmeyi baro yapar, ancak müdafii olarak görevlendirilen avukatın ücreti bu iş için ayrılmış fondan ödenir
1 Haziran 2005'de yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca gerek soruşturma ( dava açılmadan önceki aşama ) gerek koğuşturmanın ( iddianamenin mahkemece kabulüne karar verilmesinden sonraki dönem ) her aşamasında hem şüpheli/sanık hem de müşteki/katılanın avukat bulundurma hakkı vardır
1 Haziran 2005'de yürürlüğe giren yeni Ceza Muhakemesi Kanunu ile 18 yaşından küçükler, atılı suçlamanın üst sınırı 5 yıl veya daha fazla olan fiiller için ifade ve sorguda avukat bulundurulması zorunludur
Diğer hallerde isteğe bağlı olarak avukat bulundurulabilir
2006 yılında CMK'da yapılan değişiklikle atılı suçlamanın üst sınırının 5 yıl veya daha fazla olan fiiller için ifade ve sorguda avukat bulundurmanın zorunlu olmasına ilişkin düzenlemede yapılan değişiklikle atılı suçlamanın üst sınırı ibaresi alt sınırı olarak değiştirilmiştir
Diğer davalar için, avukat bulundurma zorunluluğu bulunmamaktadır
Ancak, bu davalarını avukat aracılığı ile yapmak isteyen fakat bunun için mali gücü bulunmayan kişiler, Baroya başvurarak adli yardım kapsamında kendilerine bir avukat tayin edilmesini isteyebilecekleri gibi, adli yardımdan yararlanmak isteğiyle dava açabilir ve davayı açtıkları mahkemenin adli yardım kararı vermesini isteyebilir
Hakim
Hâkim günümüzde mahkemelerde davaları karara bağlayan, adalet dağıtan kişi, yargıç
Türkiye'de hâkimlik [değiştir]
Adli ve idari yargı olmak üzere iki ana kola ayrılan hakimlik mesleği, adli yargı bakımından sadece 4 yıllık lisans eğitimi veren Hukuk Fakültesi mezunları arasından Adalet Bakanlığı'nca ihtiyaca göre açılan sınavlarla seçilirler
İdari yargı hakimleri ise, başta Hukuk Fakültesi olmak üzere programlarında hukuk bilgisine yeterince yer veren Siyasal Bilgiler, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunları arasından sınavla seçilmektedir
Yüksek mahkemeler olan Yargıtay, Danıştay üyeleri kendi aralarında gizli oyla seçimle genel kurulunca seçilmektedir
Sayıştay da kendi araların da gizli oyla seçilirler
Anayasa Mahkemesi'nin hakim üyeleri ise Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asil üyeyi Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca kendi Başkan ve üyeler arasında üye tam sayılarının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asil üyeyi ise Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan Yükseköğretim Kurumları öğretim üyeleri içinden göstereceği üç aday arasından; üç asil ve bir yedek üyeyi üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından seçer
Buna göre, Anayasa Mahkemesi üyelerini Anayasa Mahkemesi üyelerini her halükârda Cumhurbaşkanı seçmektedir
Ancak, 11 üyeden 8’i için birtakım makamlar (Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, Sayıştay, Yükseköğretim Kurulu) Cumhurbaşkanına üçer aday göstermekte, Cumhurbaşkanı da bu adaylardan birisini Anayasa Mahkemesi üyesi olarak atamaktadır
Burada aday gösterme yetkisinin çok önemli bir yetki olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır
Cumhurbaşkanı, 11 üyeden 3’ünü ise belli şartları taşıyan kimseler arasından doğrudan doğruya kendisi seçmektedir
savcı
Savcı, suç haberinin kendisine ulaşmasıyla birlikte devlet adına araştırma ve soruşturma faaliyetinde bulunmak, kamu davasının açılmasını gerektiren şartlar oluştuğunda dava açmak ve yürütmek, mahkemelerin verdiği kararları yerine getirmek ve kanunla kendisine verilen diğer görevleri yapmak durumunda olan, yargı erki içinde yer alan ve 2802 sayılı hakimler ve savcılar kanununa tabi olan devlet görevlisidir
Savcıların sorumluluğu ülkelere göre değişiklikler göstermekle birlikte, çoğu ülkede polis soruşturmasından temyiz aşamasına kadar olan yargılama sürecini kapsar
Ayrıca birçok ülkede hukuk davalarında devleti savcılar temsil eder
Savcılığın tarihteki ilk örneklerine Roma hukukunda rastlanmakla birlikte, çağdaş savcılık kurumunun biçimlenmesi yargısal suçlama ve karar verme işlevlerinin birbirinden ayrıldığı 18
yüzyıla rastlar
ayrıca devletin kolluk kuvvetlerinin de (zabıta, polis vs
) emir-komuta savcılık kurumu, Osmanlı Devleti'nde ilk kez 1879'da Mehakimi Nizamiye Teşkilatı Kanunu'yla oluşturuldu
Cumhuriyet dönemindeki yasal düzenlemelerde savcıların yetki ve görevleri yeniden belirlendi
Türkiye'de savcı olmak için hukuk fakültesi mezunu olmak, hakimlik - savcılık için yapılan yazılı sınavda ve ardından mülâkatta başarılı olmak ve stajı tamamlamak gereklidir
Terzi
Terzi ya da terzilik tekstil ürünlerini işleyerek giyim kuşam ya da ev tekstil ürünleri haline dönüştüren kişilere verilen addır
Özellikle özel dikim işçilik isteyen kişiye özel olarak özel istek üzerine özel günler için üretilen ısmarlama giyim bunun dışında belli standartlara uygun olmayan bedenlere göre elbise diken kişiye terzi denir
Osmanlıda da bu meslek çok yapılmıştır
Polis
Türk Polis Teşkilatı, rütbeleri polis memurluğundan başlayıp emniyet genel müdürlüğüne kadar uzanan, tüm il ve ilçelerde örgütlenmiş, kırsalda görevini askeri polis olan jandarmaya bırakmış, kentte ise görevi kendisi yöneten iç güvenlikten sorumlu devlet teşkilatıdır
10 Nisan 1845 tarihinde temeli atılmıştır
Merkez teşkilatı bünyesinde Ana Komuta Kontrol, Strateji Geliştirme, Arşiv, Asayiş, Bilgi İşlem, Dış İlişkiler, Eğitim, Güvenlik, Haberleşme, Havacılık, İdari ve Mali işler, İkmal-Bakım, İnşaat-Emlak, İnterpol, İstihbarat, Kaçakçılık ve Organize suçlarla mücadele, Koruma, Kriminal, Özel Harekat, Personel, Sağlık İşleri, Sivil Savunma, Sosyal Hizmetler, Teftiş Kurulu, Terörle Mücadele Harekat, Trafik Eğitim ve Araştırma, Trafik ve Denetleme, Yabancılar Hudut İltica Daireleri vardır
Taşra teşkilatını ise, il emniyet müdürlükleri ve ilçe emniyet amirlikleri oluşturur
Genel müdürlük, üst kurum ve yönetim bakımından İçişleri Bakanlığı'na bağlıdır
-
Cevap: meslekler ile ilgili resim ve bilgi
Kurumun yapılanması iki şekilde olmuştur
Birincisi Merkez Teşkilatı ve ikincisi ise Taşra Teşkilatı'dır
Merkez Teşkilatı,Daire Başkanlıkları şeklinde yapılanmıştır
Taşra Teşkilatı ise 81 ilde İl Emniyet Müdürlükleri olarak faaliyet yürütmektedir
Merkez Teşkilatı'ndaki daire başkanlıklarının bazıları direkt olarak emniyet genel müdürüne bağlı olmak ile birlikte diğerleri ise 5 adet emniyet genel müdür yardımcısına bağlı olarak hizmet vermektedir
Taşra teşkilatında ise illerin başında il emniyet müdürü bulunmakta ve ildeki bütün birimler il emniyet müdürüne bağlı olmaktadır
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, belediye teşkilatlanması tamamlanmış olan il, ilçe ve beldelerde güvenlik, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından sağlanmakta; daha küçük birimlerin ve yapılaşmaya açılmamış alanların güvenliği ise Jandarma Genel Komutanlığı tarafından sağlanmaktadır
Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez ve 81 ilde teşkilatlanmış olup konularına göre uzmanlaşmış alt birimlere ayrılmıştır
Suç türlerinin değişken olması neticesi polis teşkilatında da bu değişen suç ile mücadele edebilmek için her geçen gün yeni uzmanlık birimleri oluşturulmaktadır
Türk Polisinin Hizmetiçi Eğitimleri Emniyet Genel Müdürlüğü Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından, Hizmetöncesi eğitimi ise Polis Akademisi, Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) ve Polis Meslek Yüksek Okulları tarafından verilmektedir
Polis Akademisinde eğitim lisans seviyesinde olup mezunlar komiser yardımcısı rütbesi ile göreve başlar
Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde çeşitli alanlarda lisans eğitimi almış olanlar 6 aylık mesleki eğitim ile polis memuru olarak göreve başlarlar
Polis Meslek Yüksek Okullarında ise eğitim 2 yıllık önlisans seviyesinde olup mezunlar polis memuru rütbesiyle göreve başlamaktadırlar
İnsanların hak ve özgürlüklerinin güven altında bulundurulması gereklidir
Günümüzde devletler, toplumda huzuru ve düzeni sağlama, insanların can ve mal güvenliğini koruma, yasa hakimiyetini sağlamak istemektedirler
Bunun için yasalara ve yasaları uygulayacak bir kuvvete gerek vardır
İşte Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bu görevi yürüten teşkilatlardan biri, Polis Teşkilatıdır
Görevleri
Genel emniyet ve asayişin sağlanmasına yönelik hizmetlerin ilgili mevzuata uygun olarak yürütülmesini sağlamak,
Asayiş suçundan toplumun nasıl korunacağı hakkında halkın bilgilendirilmesi, çocukların ve gençlerin suça yönelmelerini ve suçta kullanılmalarını önleyici tedbirlerin alınması hizmetlerini yürütmek,
Asayiş suçları hakkındaki bilgi ve istatistikleri değerlendirmek, suç analizi yapmak veya yaptırmak ve bunları değerlendirerek asayiş suçlarının önlenmesi için suçla mücadele yöntemlerini belirlemek ve taşra teşkilatının çalışmalarına yön vermek,ve toplum her zaman için türk polisine güvenmektedir
Görev çeşitleri
Motosikletli Polisler
İki çeşittir Yunuslar ve Şahinler
Yunuslar daha çok asayişle ilgili konulara müdahil olmakla birlikte, genelde toplu gezerler ve bir motosiklete iki kişi binerler
Öndeki sürücü, arkada oturan artçı diye adlandırılır
Artçı elinde silah taşır
Kıyafetleri kırmızı siyah ve beyaz renklerden oluşmaktadır
Armalarında başında kep bulunan bir yunus balığı figürü yer alır
Şahinler ise Yunusların aksine motosiklete genelde tek binerler ve tek motor halinde devriye gezerler
Bölgelerindeki trafik aksamalarına ve yoğunluklarına ayrıca trafik kazalarına bakarlar
Bu görevlerinin yanısıra normal polislik görevlerini de (asayiş) sağlamakla yükümlüdürler
Şahinler genelde eskort ve yol açma hizmetlerinde kullanılmakla birlikte olaylara hızlı müdahaleleri ve sempatik polis tavırlarıyla yunuslar insanlara daha yakın görünmektedirler
Şahinlerin kıyafeti fosforlu sarıdan yeşile dönmüş ayrıca lacivert ve beyaz da bulunmaktadır
Armalarında bir pençesinde şimşek gagasında da zeytin dalı bulunan şahin figürü yer almaktadır
Hava Polisi
Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi Başkanlığı 19 Ekim 1981 tarihinde, Fransız yapımı 18 adet SA-318C Alouette marka, keşif ve gözetleme helikopterleriyle kurulmuştur
Havacılık Daire Başkanlığının görevleri asayiş ve kaçakçılıkla mücadele hizmetlerinde yardımcı olmanın dışında, terör örgütlerinin ve bölücü eşkıyanın yakalanması için özel harekat timlerinin ve malzemelerinin havadan nakli ve bu amaçla da özel hareket timleriyle müşterek eğitim yapılması, ayrıca karayolları üzerinde trafik kontrolü, V
I
P
'nin havadan taşınması, hasta ve yaralıların havadan nakli, belli noktalar arası kurye hizmeti gibi hizmetleri yapmakla birlikte, personelinin uçuş ve bakım konularında eğitimi ve tabii afetlerde de halkımıza havadan yardım malzemesi taşınmasıdır
Havacılık Dairesi Başkanlığı kuruluşundan bu yana geçen zaman içinde bir çok konuda önemli mesafe kaydetmiştir
Kuruluş yıllarında bünyesinde emniyet hizmetleri sınıfı uçucu pilot yok iken, günümüzde emniyet hizmetleri sınıfı pilot sayısı 43, Emniyet hizmetleri sınıfı bakım yöneticisi ve uçuş ekibi sayısı 49'a ulaşmıştır
18 adet SA-318C Alouette marka helikopteri ile kurulan Havacılık Dairesi Başkanlığı, 1989 yılında Fransa'dan satın alınan 4 adet 1981 model Puma ve 1991 yılında ABD'den satın alınan biri V
I
P
dizaynlı 5 adet UH-60 Blackhawk helikopterleri ile mevcut helikopter filosunu güçlendirerek, Başbakanlık V
I
P
ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde teşkilatımızın hizmetlerinin daha aktif olmasını sağlamıştır
Çocuk Polisi
Polisin çocuklara yönelik olarak yürüteceği hizmetler konusunda ve ayrıca 0-18 yaş grubu çocukların gelişim özellikleri, davranış bilimleri, mülakat teknikleri, iletişim becerisi ve en önemlisi topluma kazandırma gibi konularda özel eğitim almış bir polis birimidir
Terörle Mücadele
1924 yılında Emniyet Umumiye Müdür Muavinliğine bağlı olarak devletin genel güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve yıkıcı faaliyetlerle mücadeleyi yürütmek üzere kurulmuş olan 1
Şube ile başlamıştır
Birinci Şube, 04
06
1937 tarihinde yürürlüğe giren 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 9’uncu maddesiyle Güvenlik Dairesi Başkanlığı bünyesinde Yıkıcı Faaliyetler Şubesine dönüştürülmüştür
Ülke güvenliğini tehdit eden yıkıcı faaliyetlerin 1970’li yıllardan itibaren silahlı eylemlere dönüşmesi ve terörün yoğunlaşması üzerine, terörle mücadelenin etkili şekilde sürdürülebilmesi ve koordine edilmesi amacıyla, Güvenlik Dairesi Başkanlığı bünyesinde bulunan Yıkıcı Faaliyetler Şubesi, 1986 yılında “Terörle Mücadele Ve Harekat Dairesi Başkanlığı” adıyla yeni bir yapıya kavuşturulur
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele [değiştir]
Küreselleşen sorunlar sadece bir ulus-devletin sınırları içinde güvenlik sağlamayı imkânsız hale getirmiştir
Suçlular sınır aşan suçlar işlemekte, bir ülkede suç işleyip, diğer ülkelere kaçmaktadırlar
Bazen de suçun kaynağı başka bir ülke olabilmektedir
Suçun uluslararasılaşması polisliğin de uluslararasılaşmasını kaçınılmaz hale getirmektedir
İstenilen düzeyde olmasa da İnterpol ve Europol uluslararası polislikte işbirliğine iyi birer örnektir
Dünya polisliği ile karıştırılmamalıdır
Dünya polisliği ulusları aşan bir yapılanma idealini ifade eder
Çevik Kuvvet
Çevik Kuvvet, kanunlar çerçevesinde yapılan toplantı, gösteri ve yürüyüşlerde düzeni sağlaması, katılımcıları koruması ve gerektiğinde toplumsal olaylara müdahale etmesi amacıyla Emniyet Teşkilatı bünyesinde oluşturulan polis birimidir
1965'te Toplum Polisi olarak Adana, İstanbul, Ankara, Zonguldak ve İzmir'de teşkil edilmiş ve halk arasında (giydikleri yeşil kıyafet ve beyaz miğferden ötürü) "Fruko" olarak tanınmıştır
[2]
1982'de Toplum Polisi yerine Çevik Kuvvet kuruldu ve giydikleri korunma giysileri sebebiyle kamuoyunda daha çok robokop (ingilizce: robocop) adıyla tanınırlar,
Aşçılık
Aşçılık, besinlerin çeşitli yöntemlerle yemeye hazır duruma getirilmesine denir
Ahçılık olarak da bilinir
Aşçılığın en temel yöntemi pişirmedir
Ama "aşçılık" terimi, pişirmenin yanı sıra kurutma, isleme, dondurma ya da salamura gibi başka yöntemleri de kapsar
Besinler birkaç nedenden dolayı pişirilir
Bazı besinleri çiğ yeme düşüncesinden hoşlanmayız
Belirli besinleri pişirerek yemeye alışık olduğumuzdan, pişirmenin besinlere iyi bir tat kazandırdığına inanırız
Öte yandan pişirildiklerinde besinlerde değişiklikler oluşur ve bu da bazı besinlerin yenmesini ve sindirilmesini kolaylaştırır
Besinleri pişirmenin başka nedenleri de vardır
Pişirilen besinler uzun süre bozulmadan saklanabilir
Örneğin besinlerde bulunabilecek birtakım parazit ya da bakteriler pişirmenin etkisiyle ölür ya da etkilerini bir süre yitirir
Ama bunun için gıda sanayinde başka yöntemler de kullanılmaktadır
Aşçılık bir gerekliliktir, ama yalnızca gereklilikten dolayı yapılmaz
Pek çok kişi, gerek evinde yemek pişirirken, gerek bu işi bir meslek olarak yaparken zevk alır
Aşçılık bilgi gerektirdiği gibi, iyi yiyeceği seçme, hazırlama, sunma ve bunlardan tat alma da bir tür sanattır ve bu sanat gastronomi denir
Daha 18
yüzyılda İskoç yazar James Boswell, canlılar arasında yalnızca insanın yemek pişirebildiğine ve iştah açıcı bir sofra kurabildiğine dikkati çekmiştir
Boswell, yediğine çeşni katan herkesin az çok aşçı olduğunu yazmıştır
Her ülkenin kendine özgü, geleneksel bir aşçılığı vardır
O ülkede bulunan besinler, iklim, din ve görenekler gibi birçok etmen bu geleneği oluşturmuştur
Bazı ülkelerin mutfakları daha güçlü geleneklerle donanmıştır
Örneğin Fransız mutfağı, 17
yüzyıldan bu yana Batı dünyasının mutfağını etkilemiştir
Bundan dolayı, aşçılıkta Fransızca terimler çok yaygın olarak kullanılmaktadır
Bununla birlikte, günümüzde dünyadaki başka mutfaklar da tanınır olmuş ve farklı aşçılık üslupları kaynaşmaya başlamıştır
-
Cevap: meslekler ile ilgili resim ve bilgi
Kuaför
TANIM
Saçı, günün modasına ve kişinin zevkine göre; kesen, biçimlendiren, boyayan ve saç bakımını yapan kişidir
GÖREVLER
Müşteriyi karşılar, isteğe göre:
- Saçları yıkar, keser ve elektrikli kurutucu ile fön çekerek şekil verir,
- Saçları boyar, bir süre bekledikten sonra yıkar, kremler ve fön çekerek şekil verir,
- Islatılmış saçı bigudilerle sarar, üzerine file bağlayarak makinede kuruttuktan sonra açar ve şekil verir,
- Saça perma ilacı sürerek, küçük bigudilerle sarar, kurutur ve açarak şekil verir,
- Düğün, nişan gibi özel günlerde saça şekil vererek duvak, çiçek, taç gibi aksesuarlarla süsler
KULLANILAN ALETVE MALZEMELER
- Fön makinesi, Saç kesme makası,
- Çeşitli boylarda toka, pens, fırça ve tarak,
- Bigudi, Saç boyaları, Saç bakım ürünleri,
- Vazelin, kolonya, ense fırçası ve pudra,
- Bigudi saç fırçası
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Bayan berberi (kuaförü) olmak isteyenlerin;
- Ellerini ustalıkla kullanabilen,
- Estetik görüşe sahip,
- Uzun süre ayakta durabilecek bedensel özelliğe sahip,
- Renkleri ayırdedebilen,
- Kimyasal maddelere karşı alerjisi olmayan,
- Güler yüzlü, sabırlı, müşterilerinin duygularına ve ihtiyaçlarına karşı anlayışlı, insanlarla iyi iletişim kurabilen
kimseler olmaları gerekir
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Kuaför ve güzellik salonları gibi kapalı ortamlarda, sürekli olarak ayakta, yoğun bir şekilde çalışır
Çalışma ortamı fön makinesinin çalışmasından dolayı gürültülüdür
Boya maddeleri nedeniyle kuaförlerin elleri daima boyalıdır
Her gün yapılan iş birbirine benzerse de, değişik insanların gelip gittiği kuaför salonları, değişiklikten hoşlananlar için çekici bir ortam olabilir
Kuaförün esas işi saçlarla ilgilidir ve bunu, müşteri ve diğer çalışanlarla oldukça yoğun sözel etkileşim halinde yapar
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Bu meslekte yetişmiş elemanların, genelde kendi işyerlerini açmaları nedeniyle işsiz kalma olasılığı çok azdır
Bazı büyük otellerde çalışma imkanları vardır
Kuaförlerin iyi bir gelir elde etmeleri ve çalışma olanaklarının artması için, sürekli bu sektördeki değişiklikleri izleyerek kendilerini yenilemeleri gerekmekte, çünkü teknoloji gelişmekte ve moda sürekli değişmektedir
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Mesleğin eğitimi,Anadolu kız meslek/Anadolu meslek liseleri, kız meslek /meslek liseleri ve çok programlı liselerin “ cilt bakımı ve kuaförlük” alanı “Kuaförlük” dalında, kız teknik öğretim olgunlaşma enstitüleri, pratik kız sanat okulları, mesleki eğitim merkezleri, halk eğitim merkezleri ve akşam sanat okullarında verilmektedir
Bu mesleğin eğitimi,Anadolu kız meslek/Anadolu meslek liseleri, kız meslek /meslek liseleri ve çok programlı liselerin “ cilt bakımı ve kuaförlük” alanı “Kuaförlük” dalında, kız teknik öğretim olgunlaşma enstitüleri, pratik kız sanat okulları, mesleki eğitim merkezleri, halk eğitim merkezleri ve akşam sanat okullarında verilmektedir
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
- Anadolu meslek/Anadolu kız meslek liseleri “Cilt Bakımı ve kuaförlük”alanına girebilmek için ilköğretim okulu mezunu olmak ve Orta Öğrenim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavında başarılı olmak,
- Kız Meslek/meslek liseleri ve çok programlı liselere girebilmek için ilköğretim okulu mezunu olmak,
Çıraklık eğitimine başlayabilmek için;
- En az ilköğretim okulu mezunu olmak,
- 14 yaşını doldurmuş ve 19 yaşından gün almamış olmak, ancak; 19 yaşından gün almış olanlardan daha önce mesleki eğitimden geçmemiş olanlar, yaşlarına ve eğitim seviyelerine uygun olarak düzenlenecek mesleki eğitim programlarına göre çıraklık eğitimine alınabilir
- Eğitim görmek istediği meslekte bir işyeri sahibi ile çıraklık sözleşmesi imzalamak gerekmektedir
- Pratik Kız Sanat okullarında öğrenim görmek için ilköğretim çağı dışında olmak, kız teknik öğretim olgunlaşma enstitülerinde öğrenim görmek için ise ilköğretim okulu mezunu olmak gerekmektedir
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
- Anadolu Kız Meslek/Anadolu meslek liselerinde eğitim süresi 1 yılı yabancı dil hazırlık olmak üzere 4 yıldır
Kız meslek/meslek liseleri,çok programlı liselerde 3 yıldır
kız teknik öğretim olgunlaşma enstitülerinde 2 yıldır
Mesleki eğitim merkezlerinde, Kuaförlük meslek eğitiminde ilköğretim mezunları için eğitim programı 3 yıl devam etmektedir
Lise ve daha üst düzeyde genel eğitim kurumlarından mezun olanlar için meslek eğitimi 1
5 yıl devam etmektedir
Ustalık eğitimi çalışma süresi 2 yıldır
- Kız meslek liselerinde son sınıfta, kız teknik öğretim olgunlaşma enstitülerinde 2
Sınıfta 3308 Sayılı Yasa'ya göre 3 gün işletmelerde, 2 gün okulda eğitim görmekte, çıraklık eğitim merkezlerine gelen öğrenciler de 5 gün işletmelerde 1 gün çıraklık eğitim merkezinde eğitim görmektedirler
- Pratik kız sanat okulu bünyesinde bulunan kuaförlük bölümünde, manikür-pedikür, cilt bakımı, makyaj, sahne ve objektif makyajı, yüz ve vücut masajı, saç bakımı ve yapımı, epilasyon kursları verilmektedir
- Mesleki eğitim merkezlerinde çırak öğrenciler teorik eğitim diliminde; Türkçe, Matematik, Meslek Matematiği, İşletme Bilgisi ve Kooperatifçilik, Toplam Kalite Yönetimi gibi genel bilgi dersleri ile Teknik Resim, İş Güvenliği, Meslek resmi, Meslek Bilgisi, Meslek Sağlık Bilgisi gibi meslek dersleri alırlar
- Kız meslek liselerinin ve kız teknik öğretim olgunlaşma enstitülerinin kuaförlük bölümünde genel kültür derslerinin yanı sıra, saç bakımı yapımı ve uygulaması, mesleki anatomi-fizyoloji, mesleki kimya, makine bilgisi, makyaj, seçmeli ders olarak da mesleki resim, estetik, tırnak bakımı, yüz ve vücut masajı, cilt bakımı ve uygulaması, epilasyon, elektrik bilgisi, sahne ve objektif makyajı dersleri verilmektedir
- Öğrencilere, teorik ve pratik eğitimde, saç bakımı ve yapımı ile ilgili temel tanımlar, teknik terimler, temel bilgi ve beceriler kazandırılır
Alanıyla ilgili araç ve gereçler tanıtılır, kullanımları ve basit onarımları öğretilir
Müşterilerin isteğine uygun saç bakımı boyama, perma, defrize ve makyaj uygulaması becerisi kazandırılır
Ayrıca, peruk hazırlanması, iş güvenliği ilkeleri ve meslekle ilgili genel sağlık kuralları öğretilmektedir
MESLEKTE İLERLEME
- Anadolu Meslek ve Kız meslek liselerinin Cilt Bakımı ve Kuaförlük alanından mezun olanlar Meslek liselerinin Cilt Bakımı ve Kuaförlük alanından mezun olanlar, istedikleri taktirde, Cilt bakımı ve güzellik, Kozmetik teknolojisi, Kuaförlük, Tıbbi ve aromatik bitkiler ön lisans programına sınavsız geçiş için başvurabilirler
Gereken koşullara sahip oldukları takdirde yerleştirilebilirler
- Ayrıca, en az üç yıl süreli mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarından diploma almış veya çıraklık eğitimini başarı ile bitirmiş ve Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen süre kadar mesleğinde çalışmış ya da en az beş yıl kalfa olarak çalıştığını belgelemek şartı ile ustalık sınavına doğrudan katılarak, başarı göstermeleri durumunda ustalık belgesini alırlar
Ustalık belgesini kendi işyerlerini açabilirler
Kendi işyerini kuranlar girişimci olarak da ilerleme kaydedebilirler
- Ustalık belgesine sahip olanlar Ayrıca, işyerinde çırak çalıştırması için de mesleki eğitim merkezlerinde düzenlenen İş Pedagojisi kursuna katılıp, başarılı olmaları durumda Usta Öğreticilik belgesine sahip olurlar
- Mezun olanlar “Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenliği” lisans programına başvurduklarında ek puan almaları nedeniyle diğer bölümlerden mezun olanlara göre öncelikle yerleştirilmektedir
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
Asgari ücretin %30'undan az olmamak üzere ücret almaktadırlar
Deneyim arttıkça ücret de artmaktadır
Alınan ücret işyerinin büyüklüğüne ve bulunduğu semte göre değişmektedir
Bu mesleği seçenlerin birçoğu deneyim kazandıktan sonra diğer meslektaşlarıyla ortaklık halinde veya kendi işyerlerini açıp bağımsız çalışmakta, kazanç durumu müşteri çokluğuna ve işyerinin konumuna göre değişmektedir
-
-
Cevap: meslekler ile ilgili resim ve bilgi
güzel olmuş
)))))))))))))))))))))
-
Cevap: meslekler ile ilgili resim ve bilgi
süper bi site çok güzel bi site açmışsınız çok işime yaradı saolun
)
-
Cevap: meslekler ile ilgili resim ve bilgi
vallahi nediyim cok guze bir site o olmasa belkide odevimi yapamazdim
Etiketler: meslekler hakkında bilgi, meslekler ile ilgili bilgiler, meslekler hakkında bilgi resimli, meslekler ile ilgili resimler, meslekler hakkında bilgiler